ÜRET BRÜLÖR
LÖSEV

“Bağlı Olunan Standart Tebliğlerine Göre Türkiye Tam Bir Avrupa Ama...”

“Bağlı Olunan Standart  Tebliğlerine Göre Türkiye Tam Bir Avrupa Ama...”

11 Eylül 2011 | SÖYLEŞİ
165. Sayı (EYLÜL 2011)
979 kez okundu

VIZYONVZYNTemel itibariyle ister enerji kanunumuza, ister EPDK’nın yönetmeliklerine, isterseniz de Bayındırlık Bakanlığı’nın yönetmeliklerine bakalım; bağlı olunan standart tebliğlerine göre Türkiye tam bir Avrupa standardında. Örneğin; Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın, 2006’dan itibaren Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne uyum süreci çerçevesinde kabul ettiği yapı yönetmeliğinde, 2008’den itibaren pazara arz edilen ürünler için ‘CE markası olmayan ve ona bağlı olan performans standardına göre tanımlaması yapılmamış hiçbir baca ürünü piyasaya arz edilemez, atıkgaz tesisatında esnek metal baca kullanılmamalıdır’ gibi maddeler var. Kanun  bunları söylüyor. Tabi işin en çok sıkıntıları yaşadığımız kısmı var. Mesela, bu kanunlara uyulmadığı için 2008’de Ankara’da 7 gencin yaşamını yitirdiği olayı herkes hatırlıyordur. Bir Alman, bir İngiliz, bir Fransız vatandaşının evine ne tip bir baca alması gerektiği kanunlarda nasıl söyleniyorsa, Türk vatandaşı için de aynı bacanın alınması gerektiği söyleniyor. Şimdi sorumuz şu: ‘peki neden bu olaylar oluyor?’ Kanun gelişmiş ülkelerde demiş ki; “Sen atık gazları yaşam alanlarından uzaklaştıran bir ürün üretiyorsun ve bu yüzden senin bir sorumluluğun var. Dolayısıyla senin şu standartlara, kaliteye ulaşman şart. Bunu yapmakla mükellefsin. Sen bunu yapacaksın, ben de seni denetleyeceğim ”. Denetleme yapılmadığı zaman ne olabileceği belli. “Evet kanunları biliyoruz; aslında baca böyle olmak zorunda ama pahalı” deyip de bu konuda da bir piyasa gözetimi işlemiyorsa, o zaman bu sorunlar olur. 
 
“Bu İşi Bilgi Temeline Oturtmalıyız”
Hepimizin istediği güvenli yaşam alanlarına ulaşmaya çalışıyoruz. Buna ulaşmanın en temeli bilgidir. Güvenli bacalar yapmak istiyorsak, yegane bakmamız gereken nokta baca konusunda ne bildiğimizdir. Çünkü bilgi olmadan bir eğitim sistemi kuramazsınız. Bilgi yoksa ve bu bilgi bir formatta toplanmadıysa neyin eğitimini vereceksiniz? Eğitim vermeden uzmanlık yapmak mümkün mü? Mümkün değil. Eğitim sisteminiz olacak ki uzmanlar yetiştireceksiniz. Uzmanlık profesyonelliği getirecek. Profesyoneller ile beraber mevzuat yazılacak. Mevzuat olacak ki denetim olsun. Bu denetim ile beraber de güvenli çevre olsun. Şimdi bakalım; Türkiye’de mevzuat var ama o mevzuat neyin üzerine inşa edilmiş? Alıyoruz bir yerlerden doğrudan mevzuat olarak koyuyoruz, yayınlıyoruz ve bunu uygula diyoruz. Uygula ama uygulayacak bilgi yok ki. Mevzuat çıkartarak güvenli çevreyi yaratmaya çalışmışız ama olmamış. Peki denetim? 2008 senesinde Ankara’daki olay olduktan sonra ne oldu biliyor musunuz? Hepimizi denetlemeye geldiler. Ama gelen denetimciler neyi denetleyeceklerini bilmiyorlardı. Geldiler tutanak tuttular, gittiler. Denetim yapılmış oldu sözde. Sonra tekrar güvenlikten söz etmeye başladık. Baktık ki olaylar bitmedi. Dediler ki bu işi profesyoneller yapsın. İç tesisatta gaz şirketleri artık bacacılık olsun dedi. Bacacılık 3 ve bacacılık 4 seviyeleri diye meslek grupları yapıldı. Sonra yetmez dediler. Buna sertifika v.s. verelim. Eğitimler yarım yamalak başladı. Kimse “bir dakika durun, bu işler böyle değil, bu işin temeline inmemiz lazım, bu işi bilginin üzerine inşa edelim” demedi. 
 
Ne oluyor da başımıza bu kadar belalar geliyor? Örneğin konu doğalgaz ise metan içeriğinden dolayı yanabilmek için çok fazla oksijen ihtiyacı var. Bunun sonunda çok daha fazla miktarda karbondioksit ve hidrojen açığa çıkıyor. Ama realitede havada yüksek miktarda azot da olduğu için azot oksitler de açığa çıkıyor. Bunların içinde eğer azot dioksit var ise, es kaza su buharı da bir şekilde yoğuşup su damlacığına dönüşerek azot dioksit ile birleşirse nitrik asit oluşuyor. Bu her yakıt için farklı. Kömür yakıyorsanız sülfürik asit, odun yakıyorsanız asetik asit oluşuyor. İşte bacanın bunlara dayanıklı olması gerekiyor. İşte bu yüzden tuğla baca dayanmıyor. 
 
Standartlar ve ÖnemiVZYN
Standart neden fabrikasyon istiyor? Üreticinin kimi bacayı kelepçeli, kimi kelepçesiz, kimi muflu, kimi mufsuz yapar ama önemli olan standardın dediği gibi senin bunu kendi üretim tekniğinden sonra bütün bileşenleri ile deney testine sokman ve sızdırmazlık seviyesinin de standardın dediği rakamı tutturmasıdır. Olur da es kaza baca çekmezse ancak o değerin altındaki bir sızdırmazlık güvenli olur. Elle yapılan bir baca iyi olabilir ama bir insanın 1000 metrelik bir bacanın her bir modülünün kalibrasyonunu aynı tutturması mümkün değil. Onun için de fabrikasyon önemlidir. Bunun, büyük şirketlerin önünü açmak gibi amaçlarla alakası yoktur.  
 
Türkiye’de bacalarda en çok görülen sorunlar, bütün binalarda bacanın ısı ve basınç şartı gerektirdiği ve her iki şarta birden sahip olması gerektiği halde bunlardan sadece bir tanesinin sağlanması ile bacanın çalışır gibi görünmesidir. Bacanın mahyayı geçmesi lazım. Çünkü rüzgar bir engele çarptığında artı ve eksi alanlar oluşuyor. Eksi alanda çekiş, artı alanda ise  basınç oluşuyor. Siz rüzgarın ters tarafında, yani artı basıncında kalıyorsanız bacanızın içine hava girecek demektir. Eğer bacanın çekme gücü dışarıdaki rüzgarı yenemiyorsa bu baca geri tepecektir. Mahyayı geçtiğiniz her yerde artı basınçlardan kurtuluyorsunuz. Kurtulamadığınız yerlerde yine standartların öngördüğü çatı eğimine göre şu kadar mesafe olacak, asgari yükseklik bu olacak gibi unsurlar var. Bu unsurlara uyulmadığından, bu basit hatalar yüzünden Türkiye’de bacadan ölümler oluyor.
 
İşte standartlar bu sorunların yaşanmaması için var. Bacanızın malzemesi ne olursa olsun 1443 standardına uymak zorundadır. Bu, baca şaftının temel taşıyıcılığı, yani statik değerleri ile ilgilidir. Bacanın mahyaya göre olan konumu vs gibi temel, malzemeden  bağımsız standartlardır. Ondan sonrada malzeme bağımlı standartlar geliyor. Diyor ki sen bir metal baca yapıyorsan 1856 standardına bağlısın. Bu standartlar seramik baca için, PP baca için, çelik baca için ayrı ayrıdır. Sonra diyor ki bu bacaların da test standartları var. 1856’ya göre üretiyorsan, 1859’a göre test edeceksin. En önemlisi ise 15287 denilen uygulama standardıdır. Bir bacayı aldın ama nasıl monte edeceksin? Birleşik cihazlar kombi uygulama standartları var. Bu yine doğalgaz sektörünün önemli unsurlarından bir tanesidir. Özellikle hermetik cihazları ilgilendirir. Gördüğünüz gibi Türkiye’de bu gibi standartlar geçerli ve zorunludur. 
 
Yapı malzemeleri yönetmeliği bacadan bağımsız bütün yapı elemanlarını ve bir binayı ayakta tutan tüm yapı elemanlarının uymak zorunda olduğu temel kuralları belirliyor. Diyor ki bütün yapı malzemeleri mekanik direnç ve kalıcılığa sahip olacak, yangına dirençli olacak, hijyen, sağlık ve çevre koşullarına uyacak, kullanım emniyeti sağlayacak, gürültü önleyecek, ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu mevzuatına uygun olacak.
 
Bacaya baktığımızda da 5 tane temel unsur vardır diyor.  Baca mekanik direnç ve dayanıklılığa sahip olacak, yangına dirençli olmalı, gaz sızdırmazlığı standardının öngördüğü değerler içinde olmalı, su ve yoğuşmaya karşı dayanıklı olmalı. 
 
Baca şaftı Türkiye’de en büyük sıkıntılardan bir tanesidir. Bu konuda Türkiye’nin 2 yönetmeliğinin çakıştığı bir nokta var. Çok katlı bir binada baca şaftının havalanması gerekir. Ama yangın yönetmeliği de der ki ‘katlardan birinde yangın çıktığında baca şaftı yangını diğer kata taşımasın’. Onun için biz araları kapatırız. Kapattığınız anda da baca yönetmeliği 1443’e aykırı hale geliyorsunuz. Çünkü ısı birikmemesi gerekir. Bunun için çare ise alev tutucuların kullanılmasıdır. 
 
Standartlar neyin nasıl yapılması gerektiğini söylemiyor. Standartlar elde etmeniz gereken performans değerini belirtiyor. Diyor ki yoğuşmalı yere baca yapıyorsan korozyona dayanıklı olacak.  Katı yakıtlı bir yere baca yapıyorsan kurum yangınında dayanıklı olacak. Bina dışındaysa su sızdırmazlığı olacak. Ama bütün bacalar gaz sızdırmaz olacak. İsterseniz kağıttan yapın, testi geçebiliyorsa piyasaya sürün. 
 
“Gaz Dağıtım Şirketleri Baca Plakası Şartı Aramalı”VZYN
Bacanın monte edildiği yerde ve kazan dairesinde baca plakası olmalıdır. Bu baca plakası arabanın plakası gibi çok önemlidir. Bir binada kullanıcı değiştiğinde, yakıt sistemi değiştiğinde ya da yakma cihazı değiştiğinde o bacanın sisteme uyumlu olup olmadığı ancak baca plakasından anlaşılabilir. Adam belki biogaz veya kömür kullanıyor, gitti 304 aldı bacayı yaptı. 2 yıl sonra doğalgaza geçti, o zaman baca uzmanı veya denetleme uzmanı buraya gelip de bacaya baktığında üzerindeki etiket silinmiş, kirlenmiş veya pislenmiş olacak. Nereye bakacak o zaman? Baca plakasına bakacak ve bacanın uygun olup olmadığını oradan görecek. Bu plakanın olması gerekir, gaz dağıtım şirketleri de bu şartı aramalıdır, yoksa gaz vermemelidir.  
 
“Bir binanın enerji verimliliği arttırılarak karbon emisyonu azaltılabilir. Bu doğru yakış, yüksek verimli cihaz ve metal baca sistemi ile elde edilebilir.  Metal baca çok hızlı iletken olduğu için çabuk ısınır, gazları çabuk çeker ve cihaza en fazla verimi getiren unsur olur”
 
“Baca Verimliliği Arttıran En Önemli Unsurdur”
AB’de verimliliği karbon emisyonunu ölçerek hesaplıyorlar. Ama ortaya çıkan şu ki karbon emisyonu etkisi konut ve ticari yapılardan geliyor. Çalıştığımız ve yaşadığımız alanları ısıtmak üzere kullandığımız enerjinin çevreye karbon emisyonu etkisi nerdeyse yüzde 50 civarında. Bir binanın enerji verimliliği arttırılarak karbon emisyonu azaltılabilir. Bu doğru yakış, yüksek verimli cihaz ve metal baca sistemi ile elde edilebilir. Metal baca çok hızlı iletken olduğu için çabuk ısınır, gazları çabuk çeker ve cihaza en fazla verimi getiren unsur olur. Çünkü gazları ne kadar çabuk doğru çekmeye başlarsanız cihazın yakma süreci kısalır. Isıtma cihazı devreye giren ve çıkan bir cihazsa, metal ve izolasyonlu baca en uygunudur. Burada temel unsur bacanın çabuk ısınabilmesidir. 
 
Yapılan bir teste göre tipik 3 odalı ve 2 katlı bir eve, mevcut cihazın yanında 2 metrekarelik solar enerji panelleri koymuşlar. Bacadan emisyonları ölçüyorlar ve yüzde 6,5 enerji tasarrufu yapıldığı ortaya çıkıyor. Aynı şeyi ısı pompası koyarak yapıyorlar ve oran yüzde 1,6 oluyor. Tasarruf baca ile yapıldığında ise yüzde 9,8’e ulaşıyor. 

 

İlginizi çekebilir...

İSKİD, İklimlendirme Zirvesi Sektör Liderlerini, Bakanlık Bürokratlarını ve Daire Başkanlarını Bir Araya Getirdi

İlk Kez, 5 Mayıs 2025 Tarihinde Hilton Convention Center'da Büyük Bir Başarıyla Gerçekleşen İklimlendirme Zirvesi Hakkında, İSKİD Başkanı Tunç Kor...
23 Haziran 2025

Escon Enerj, CEO'su Onur Ünlü: "Doğru Kojenerasyon Tasarımı Maksimum Verimlilik Sağlar"

Dergimizin sorularını yanıtlayan Escon Enerji CEO'su Onur Ünlü ile ülkemizdeki enerji verimliliği potansiyeli ve Escon Enerjı'nin hedeflerini ...
24 Nisan 2025

Bilal Sezer: 'Tekhnelogos Olarak, Yazılım Geliştirme Süreçlerimizde Güvenilirliği ve Performansı Ön Planda Tutmayı Hedefliyoruz'

Tekhnelogos Yazılım Teknolojileri Koordinatörü Bilal Sezer doğalgaz sektörü için geliştirdikleri proje onay süreçlerinin kolayca yönetildiği ZetaCAD v...
14 Ekim 2024

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2025 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.