"Doğalgazın Verimli Kullanımı İçin Yöntem ve Sistemler Geliştirilmeli"

"Doğalgazın Verimli Kullanımı İçin Yöntem ve Sistemler Geliştirilmeli"

2 Ocak 2017 | HABERLER
199. Sayı (Doğalgaz)
2.327 kez okundu

 

Türkiye’deki doğalgaz ihtiyacının yüzde 99’unun ithalat yoluyla karşılandığına dikkat çeken Siemens Türkiye Enerji Üretimi

Bölüm Direktörü Sinan Bubik, doğalgazdan azami şekilde faydalanmak için verimli kullanım yöntemlerinin ve sistemlerinin

geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

 

Firmanızın hedefleri ve enerji üretimi kapasitesi hakkında bilgi verir misiniz?

 Bu yıl Siemens’in Türkiye’deki 160. yılı. Siemens olarak 160 yıldır Türkiye’ye değer katmak için çalışıyoruz ve bundan sonra da aynı şekilde hem ekonomiye hem topluma kattığımız değerleri artırarak devam ettireceğiz. Şu anki kapasitemiz hakkında bilgi verecek olursak, Türkiye’nin toplam kurulu enerji gücünün yüzde16’sında, toplam elektrik üretiminin ise yüzde 30’unda Siemens ürün ve çözümleri kullanılıyor. Yenilenebilir kaynaklardan enerji üretiminde ise yüzde 10’luk bir paya sahibiz.

 2017 yılına kadar işletmeye alınacak tüm santraller tamamlandığında Türkiye’deki toplam doğal gaz kurulu gücünün (yaklaşık 24 GW) yüzde 25’inden fazlası, yani 6,4 GW’lık kapasite, Siemens türbinleri tarafından sağlanıyor olacak.

 Orta ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?

Dünyanın en büyük çevreci ürün portföyüne sahip şirketiyiz. Bu doğrultuda önemli hedeflerimizden biri müşterilerimizin daha az enerji sarf etmesini veya daha verimli enerji üretmesini sağlayacak çözümler sunmaya devam etmek. Diğer önemli bir hedefimiz rüzgar enerjisi alanındaki çalışmalarımızı güçlendirerek sürdürmek. Türkiye  rüzgar enerjisi pazarındaki yıllık payımızı 2020’de yüzde 30’a çıkartmayı planlıyoruz. Odak noktalarımızdan bir diğeri de ‘dijital şebekeler’. Gelecek yıllarda enerji arzı daha da fazla önem kazanacağı için dijital şebekelerin konumu da güçlenecek. Siemens Türkiye’nin bu alandaki rolü, özellikle içinde bulunduğumuz bölgede daha da artacak.

 Şu anda devam eden veya planlama aşamasında olan enerji yatırım projelerinizi anlatır mısınız

Siemens olarak Türkiye’deki en büyük ve en verimli kombine çevrim kojenerasyon santrali olacak olan Kazan Kojenerasyon Santrali’ne gaz ve buhar türbinleri sağlıyoruz. Ciner Grubu tarafından Ankara Kazan’da gerçekleştirilmekte olan yatırım kapsamında doğal yöntemle soda külü üretmek üzere Soda Madeni, Soda Proses Tesisi ve Kojenerasyon Santrali olmak üzere toplam 3 tesis inşaa edilecek. Tesis tamamlandığında Türkiye ve Ciner Grubu dünyanın en büyük soda külü üreticisi olacak. Santralin 2017 yılının sonunda operasyona başlaması planlanıyor. Kazan Kojenerasyon Santrali, Siemens tarafından geliştirilen özel çözüm sayesinde 375 MW elektrik üretimi kapasitesine ve kojenerasyon durumuna geçtiğinde soda prosesi için gereken saatte 390 tona kadar proses buharını üretme kapasitesine sahip olacak. Bu sayede yüzde 80’in üzerinde toplam enerji verimliğine (elektriksel ve ısıl olmak üzere) ulaşacak olan kojenerasyon tesisinin ülke ekonomisine büyük bir katkı sağlaması bekleniyor. Tesisin servis ve bakım operasyonları için ise Ciner Grubu yine Siemens uzmanlığına güvendi ve 12 yıllık gaz, buhar türbini ve jeneratör bakım ve servis anlaşması imzaladık.

Bunun yanında yüksek verimli H sınıfı türbin teknolojisi referanslarımıza Türkiye’de bir yenisini ekledik. Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesi yakınlarına kurulacak olan ve 1200 MW kurulu güce sahip Hamitabat Doğalgaz Kombine Çevrim Santralı yenileme projesinde, gaz ve buhar türbini ekipmanları Siemens tarafından sağlanacak.  Türbinlerin servis ve bakımı da 13 yıl boyunca bizim sorumluluğumuzda olacak.

2016 sonuna kadar tamamlanacak rüzgar santrali projelerimiz arasında ise Kinesis Enerji’yle Tokat’ta kurulacak olan Bereketli Rüzgâr Enerjisi Santrali, NM Enerji ile Balıkesir Susurluk’ta kurulacak Poyraz Rüzgâr Enerjisi Santrali, Kırklareli’nde Acarsoy Enerji ile kurulan Airres 4 Rüzgar Enerjisi Santrali projesi, Kınık’ta Esinti Enerji ile gerçekleştirilecek olan Kınık Rüzgar Enerjisi Santrali projesi yer alıyor.

 Firmanız 2016 yılının ilk dokuz ayını nasıl geçirdi? Firmanızın enerji üretimi kapasitesi ve cirosu hakkında bilgi verir misiniz?

 2016 olağan üstü bir yıldı. Çok büyük olaylar yaşadık. 160 yıldır Türkiye’ye hizmet eden, Türkiye ile birlikte büyüyüp gelişen “Alman kökenli bir Türk şirketi” olarak her zaman bu ülkenin gücüne ve yarınlarına inandık; 2016 yılında da bu inancımızdan hiçbir şey eksilmeden yatırımlarımıza ve çalışmalarımıza devam ettik, bundan sonra da devam edeceğiz.

Bu yıl bizim için önemli bir gelişme rüzgar enerjisi alanında oldu. İspanyol şirket Gamesa ile güçlerimizi birleştirerek rüzgar enerjisi alanındaki gücümüzü daha da artırmayı  ve dünyanın lider şirketi konumuna gelmeyi hedefliyoruz. Türkiye’de de rüzgar enerjisi alanındaki yatırımlarımıza tüm hızıyla devam ediyoruz. Ayrıca yaptığımız projelerle biyokütle, kömür ve doğal gaz santrallerinde de mevcut pazar payımızı artırmayı sürdürüyoruz.

 Yurt dışı yatırımlarınızı en çok hangi ülkelere yapıyorsunuz?

 2014 yılı Irak Elektrik Bakanlığı bilgilerine göre 2000 yılından bu yana Irak’ın Yüksek Gerilim Şebeke Bağlantı Yan İstasyonları’nın yüzde 28’ini biz gerçekleştirdik. Güney Irak’ın en büyük trafo merkezlerinde (Basra&Najaf AIS ve Al Qurna GIS), 3000 MVA dağıtım kapasitesine sahip, geniş kapsamlı ana iletim ağlarının anahtar teslimi projeleriyle başarı elde ettik. Ayrıca, Irak’taki Basrah trafosunda olduğu gibi, çatışma altındaki bölgelerde bile önemli güç kaynaklarının yeniden devreye alınmasında hayati rol oynayan acil şebeke bağlantıları kurduk.

Irak, Ürdün ve Gürcistan’da modüler E-House trafolarının kurulumunu gerçekleştiren Siemens Türkiye olarak Türkiye’de ve yakın çevre pazarlarda bir yetkinlik merkezi olarak konumlanıyoruz.

Türkmenistan’da Polimeks (EPC) ile birlikte Aşkabat Olimpiyat Köyü ve Aşkabat Uluslararası Havaalanı gibi pek çok projede yer aldık. Elektrik dağıtım sisteminin kurulumuyla Aşkabat’ın yenilenmesinde büyük pay sahibi olan Siemens Türkiye olarak 2017 yılında bu şehirde yapılacak Asya Salon ve Uzakdoğu Dövüş Sanatları Oyunları’na (AIMAG) da Enerji Yönetimi ürün ve çözümleriyle destek oluyoruz.

 

Türkiye’nin potansiyelini nasıl görüyorsunuz? Bu potansiyeli en uygun biçimde değerlendirebilmek için önerileriniz nelerdir?

 

Türkiye, geçtiğimiz 10 yıl içinde kurulu gücünü neredeyse ikiye katladı. Son 2 yıl içinde bu hızlı büyüme daha durgun bir hal almış olmakla birlikte, Türkiye’nin 2023 stratejisi doğrultusunda tamamlanması planlanan projeler sektöre yeni bir yön çizebilir. Bunun için yatırımcının işini kolaylaştıracak ve bürokrasiyi azaltacak bazı ilave önlemlere ihtiyaç duyuluyor. Doğru yatırımların yapılması, planlanan ama daha yapılmamış ihalelerin yapılması, rüzgar enerjisi alanında izin ve imar süreçlerinin hızlandırılması ve kolaylaştırılması, yerli imalat teşvikinin daha uzun yıllar yatırımcıyı ve tedarikçiyi destekleyecek şekilde sürdürülmesi sektörü çok daha iyi yerlere taşıyacaktır. Bunun yanında verimliliğin artırılmasına yönelik yeni yatırımların yapılması, yeni nesil yüksek verimli türbinlerin ve motorların  kullanılması yüksek oranda bir tasarruf ve ülke ekonomisine katkıda bulunacaktır.

 

Türkiye'nin enerjide transit üst olma iddiasını sekteye uğratmış mıdır? Bu konudaki görüşlerinizi paylaşır mısınız?

 Türkiye’nin coğrafi konumu, dünyadaki kaynakların üretildiği ve tüketildiği noktalar açısından bakıldığında Türkiye’ye bir enerji koridoru olma anlamında önemli bir avantaj sağlıyor. Rus, İran, Azeri, Türkmen ve Doğu Akdeniz doğalgazlarını Avrupa’ya Türkiye üzerinden halihazırda ulaştıran ve ulaştıracak projeler ile Türkiye bu konuda etkin bir rol oynuyor. Her ne kadar yakın coğrafyamızda bazı karışıklıklar yaşansa da Türkiye’de orta ve uzun dönemde yatırımların devam edeceğini öngörüyoruz. Farklı kaynakların tüketim noktalarına ulaştırılması anlamında Türkiye’nin kendisine biçtiği rol, planlandığı şekilde ilerlerse, transit ülke kimliği bir süre sonra bir enerji ticaret merkezi haline gelebilir. Ticaret merkezi olmak için transit ülke olmaya gerek olmamakla birlikte, Türkiye coğrafi konumunu kullanarak güçlü bir transit ülke ve akabinde enerji merkezi adayı olabilir.

 

 Sektördeki sorunlar ve çözümüne yönelik önerileriniz nelerdir?

Türkiye’nin öncelikli konularından biri, enerji üretimi ve ithalatı olarak görülüyor ve bu konu hükümetin programında da yer alıyor. Hükümet, 2014 yılında halka açıkladığı 2023 Vizyonu çerçevesinde, yerel kaynaklardan azami düzeyde faydalanılması yoluyla enerji ithalatını azaltmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşmak için ana stratejilerin, yenilenebilir kaynaklardan yararlanılması ve enerji üretiminde yerli kömür kullanılması olduğu belirtiliyor. Özellikle biyo-yakıtların enerji üretiminde kullanılması yönünde önemli teşvikler sağlanıyor.

 Bir diğer önemli konu da enerji verimliliği. TÜİK verilerine göre ülkemizdeki doğalgaz ihtiyacının yüzde 99’u ithalat yoluyla karşılanıyor ve bu doğalgazın önemli bir kısmı da yine enerji üretiminde kullanılıyor. Diğer enerji kaynaklarına göre daha maliyetli olan doğalgazdan azami şekilde faydalanmak için verimli kullanım yöntemlerinin ve sistemlerinin geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye’de doğalgaz çevrim santrallerinde kullanılan türbinlerin verimliliği konusunda rekor Siemens’in elinde bulunuyor. Siemens’in H-sınıfı gaz türbinleri, Türkiye’de ilk kez Cengiz Enerji’ye ait, 600 MW kurulu güce sahip Samsun Kombine Çevrim Santrali’nde kullanıldı ve böylece yüzde 61 verimlilik seviyesi elde edildi. Devreye alındığı tarihte dünyanın en yüksek performanslı santrali olan bu tesiste, benzer gaz türbinlerine sahip aynı ölçekte bir tesise oranla, yılda yaklaşık 30 milyon euro değerinde doğal gaz tasarrufu sağlanıyor. Daha eski teknolojilerin kullanıldığı türbinlerle karşılaştırıldığında ise elde edilen tasarruf yılda 100 milyon euro’yu aşıyor.

 


 

İlginizi çekebilir...

Isıtma Çözümünü Tasarımın Parçasına Dönüştüren Seri: Silüet

Modern mimaride mekanın karakteri belirlenirken yalnızca büyük tasarım kararları değil, detayların yarattığı uyum da büyük önem taşıyor. Duvarın rengi...
13 Mart 2026

Alarko Carrier, WEPs İmzacıları Arasına Katıldı

Alarko Carrier, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcı kurum kültürü konusundaki kararlılığını bir adım daha ileri taşıyarak Birleşmiş Milletler Kad...
6 Mart 2026

SOCAR Türkiye ve ODTÜ İş Birliğiyle Hayata Geçirilen "Enerjide Dönüşüm ve Stratejik Gelişim Programı" İlk Mezunlarını Verdi

grubu SOCAR Türkiye tarafından enerji sektöründeki dönüşümü desteklemek ve nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamak amacıyla Orta Doğu Tek...
6 Mart 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,859 sn